Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar beldesinde, denizin mavisiyle toprağın bereketi buluşur. Burada, zamanın sessiz tanığı olan Apollon Smintheus Tapınağı yükselir. Binlerce yıl önce Anadolu’nun kalbinde inşa edilen bu tapınak, yalnızca tanrılara adanmış bir yapı değil; aynı zamanda zeytinin ve zeytinyağının kutsal yolculuğunun da simgesidir.
Mitolojiye göre, zeytin dalı barışı, bereketi ve ölümsüzlüğü simgelerdi. Antik çağın insanları için zeytin ağacı, sadece bir meyve değil, yaşamın kendisiydi. Apollon’a adanan bu topraklarda yetişen zeytinler, tanrıların sofrasına yakışır lezzetiyle kutsal kabul edilirdi.
Bugün aynı topraklarda, aynı rüzgârla beslenen, aynı güneşle olgunlaşan zeytinlerimiz köklerini geçmişten alarak geleceğe uzanıyor. Her hasatta, binlerce yıllık geleneğin izlerini taşıyan meyveler dalından özenle toplanıyor. Taş değirmenlerde işlenen zeytinler, soğuk sıkım yöntemiyle zeytinyağına dönüşüyor. Böylece antik çağdan günümüze miras kalan bu eşsiz lezzet, sofralarınıza ulaşıyor.
Her damla zeytinyağı, Gülpınar’ın kadim topraklarında yeşeren ağaçların, Apollon Tapınağı’nın gölgesinde filizlenen hikâyelerinin ve Ege’nin bereketinin bir yansımasıdır.
Bizim için zeytin, yalnızca bir ürün değil; tarihi, kültürü ve doğallığıyla nesilden nesile aktarılan bir yaşam biçimidir.